|
R. Çelik’in 166 sayılı
01-14 Temmuz tarihli Keban Gazetesinde çıkan yazısına
cevaptır.
Yolsuzlukları, Keban
Belediyesinde yaşanan pislikleri halka duyurmak ağlamak
değil halkımızı bilgilendirmektir. Bu arada küçük bir
hatırlatma yıl 1994 ne Keban Gazetesi var ne Elazığ
tvleri bunlar olmadığı için sen belediyenin borçlarını
kahvelere astın çarşı girişinde Kadir Yalçının kahvesini
camekânının da ben gördüm. Demek ağlamayı sen
başlatmışsın.
1994 yılında Keban
Belediyesinin ne kadar borçlu olduğunu nereden
biliyorsun Ahmet Turan ÖZCAN zamanında ne kadar borç
olduğunu nereden biliyorsun güçlü bir hafızan olsaydı
yaptıklarını hatırlar bize sataşmazdın. Pardon yapılan
hizmetler yıkılmıştı diyorsun acaba hangi hizmetin
yıkıldı. Yıkılan tek şey seninle birlikte 4 kişinin ve
dışarıdaki 20 kişinin saltanatı olmuştur.
Benzinliğe
borcumuz 650 bin TL olduğunu yazmışsın nerden
öğrendin tamamen yanlış bilgiler alıp yalancı durumuna
düşüyorsun.
Peki 1994
yılında benden Belediyeyi devir aldın Belediyenin
akaryakıt borcu var mıydı tabiî ki yoktu. Ama sen bana
403.000,00 TL akaryakıt borcu bıraktın (çırçır
tesislerini yerini sattın ondan aldığı parayı
150.000,00 TL sini akaryakıtçıya ciro edince borç
252 bin TL’ye düştü. Otobüs gelirlerini en
basitinden örnek vereyim halk biliyor görüyor
duyurularımızı. Bir de burada açıklama yapayım.
|
YIL |
AKARYAKIT
GİDERİ |
OTOBÜS GELİRİ |
|
2008 SENİN DÖNEMİN
01.04.2008- 31.12.2008 |
331.069,00 TL |
89.350,00 TL |
|
2009 BENİM
DÖNEMİM 01.04.2009 -31.12.2009 |
183.840,00 TL |
233.900,00 TL |
hizmet budur Ramazan ÇELİK
belediyenin kamunun çıkarını düşünseydin bu harcama bu
denli uçuk bir rakamda, elde ettiğin gelirde böyle
gülünç bir rakamda olmazdı. Hizmet yapıldı onun için
akaryakıt tüketimi fazla diyorsun. Makam aracını ve
otobüsleri hangi inşaatlarda çalıştırdın?
Belediye bütçesinden yasal
olmadığı halde ödediğin evinde kullandığın ADSL
(İnternet) ve ev telefonu tutarları hariç; Konuştuğun
cep telefonu gideri;
|
YIL |
CEP TELEFONU
KULLANIM TUTARI |
|
2006 YIL - R.
ÇELİK |
4.980,00 TL |
|
2007 YILI - R.
ÇELİK |
8.338,00 TL |
|
2008 YILI - R.
ÇELİK |
9.528,00 TL |
|
BANA AİT OLAN 1
YILLIK CEP TELEFONU TUTARI - H. TURAN |
1.037,00 TL |
güzel hizmet vermişsin cep
telefonu şirketine. Sana da bu yakışır. SEN NEYMİŞSİN!
Sana bu rakamları verip
imza attıranlar her kimse, seni yalancı durumuna
düşürmüşlerdir. Ben bu bilgi ve rakamları arşivleri
defalarca inceleyerek sunuyorum. Sense kulaktan dolma
haberlerle yazı yazıyorsun. Halkı yanıltıyorsun.
Belediyenin
aslı ve vazgeçilmez görevleri en iyi şekilde devam
etmektedir. Yeni yatırım ve hizmetler için senin
bıraktığın pislikleri temizlemekten ve borçları
ödemekten fırsat bulamıyoruz. Sen Keban’ı 10 yıl değil
belki 50 belki yüzyıl geriye götürdün. Yaptıkların
onlarca yıl söylenecek dilden dile aktarılacak ve kötü
örnek olarak hafızalardan silinmeyecektir. SEN
NEYMİŞSİN!
400 metre
uzunluğunda istinat duvarı yaparak Ata park bölgesini
imara açtım diyorsun. Bugüne kadar o yolda bir bisiklet,
motosiklet, otomobil, minibüsün geçtiğini gören var mı?
İmara açmak ne demek olduğunu bilmiyorsun. Bugüne kadar
imara açtım dediğin bölgede bir tek inşaat yapılmış
mıdır? Hayır, yapmak isteyen olsa bile kanalizasyon
nerede içme suyu nerede yol nerede? Müteahhide verip
duvar yaptırmak fıstık gibi. O duvara harcanan parayı
benzinciye verseydin, personele verseydin veya maliyeye
vergi borcuna yatırsaydın bir hizmet yapmış olurdun.
Demek 16 tane
yeni memur için devlet kadro verdi. Bende aldım
diyorsun. Devlet çok kadro veriyor. Para veriyor mu para
sen ona bak. Şu anda da boş kadromuz çok ama parasız
personel çalıştırmanın da bir değeri yok.
Demek
belediyenin ihtiyacı vardı bu memurları aldın. Ama
onların bir kısmı ayrıldı hiçbiri işimizi aksatmadı daha
disiplinli çalışabiliyoruz. Ve sana oy verip destek
olanların durumuna şaşıyor ve üzülüyorum. Vatandaş
işsizlikten kıvranırken seçimlere 6 ay kala kızını,
amcan oğlunu, amcan kızını, gene R. ÇELİK’ in teyzesinin
kızını diğer teyzesinin oğlunu, memur olarak
alabiliyorsun. Senin, sana oy verenlere azıcık saygın
olsaydı bunu yapamazdın. Ama sen onları bir hiç olarak
gördün yerdeki karınca gibi değerlendirdin. Ne güzel
senin 7 sülalen için Keban Belediyesi bir özel çiftlik.
Yıl 1990 memur
sınavı yapıyorum. Çok kişi geldi ve dediler ki. “Oğlunu
işe al. Asıl muhtaç o.” Bende dedim ki: “Belediye
Başkanıyım oğlumu Belediyede kadrolu işe alırsam bu
şerefsizlik olur.” “Çandikan’lı İlhan, Bahçeli’li Metin
dururken oğlumu işe alamam”. Aramızdaki farkı görüyor
musun.
Demek itfaiye
teşkilatı kurdun personel aldın kızına amcan çocuklarına
iş bulabilmek için masa başında bu ayarsızlıkları
yaptın. Aldın mı yeni bir itfaiye aracı biri 1975
yılında biri 1993 yılında aldığım 2 itfaiye aracından
birini işe yaramaz duruma getirip sattın bir diğeri de
zaten 17 yıllık. İtfaiye aracı almak bana, sülalesine
Belediye çiftliğinde iş vermek sana yakışır. SEN
NEYMİŞSİN!
15 ay
içerisinde muhtaç kişilere para yardımı yaptığım
doğrudur. Bunlar, yatalak hastalar, yol parası bulamayan
askerler ve hiçbir sosyal güvencesi olmayan bayanlardır
ve bunlara ödenen para 15 ay içerisinde 1.875,00 TL’dir.
Bu miktar senin belediye başkanıyken yaklaşık bir ayda
konuştuğun cep telefonu faturası kadardır.
Gelelim senin
marifetlerine geriye dönük 5 yılda neler verdin
incelemedim. Ancak seçimlere 20 gün kala vatandaşa
dağıttığın veya dağıtır gibi yaptığın buzdolabı, çamaşır
makinesi, şofben, halı, ütü, bardak, tabak. Utanılacak
bir takım işler çevirdiğini sende biliyordun ki gece
karanlığında dağıtır gibi yapıyordun. Tüccarın elinde
kalmış satılma imkânı olmayan kanepe ve halılar. Dağıtım
işinde görevlendirdiğin 2 memur bana verdikleri
dilekçede aynen şunu dediler: “17.02.2009
tarihinde sevgi projesi kapsamında dağıtılan
malzemelerin teslim tutanağını imzalamamıza rağmen
şofben ve tül malzemesi elimize ulaşmamıştır.”
Bakalım buna ne diyeceksin. Ayrıca dağıttığın
malzemelerin hiçbirinin parasını vermedin. Gelecek
belediye başkanını ve belediyeyi iş yapamaz duruma
sokmak için o kişiye çek verdin ve o birlikte iş
yaptığın kişi banka hesaplarımıza icra koydu ve mal
dağıttığın kişiler içerisinde sürekli geliri olanlar,
sosyal güvenlikleri güvence altına olanlar var. SEN
NEYMİŞSİN!
Belediyenin
başına büyük bela olan, çorap söküğü gibi ardı arkası
kesilmeyen icralara neden olan, çeklerden bahsedeyim
sana. Çeklerin listesini buraya yazamıyorum çünkü Adeta
çek defterini, not defteri kullanır gibi kullanmış,
önüne gelen alacaklıya çek yazmışsın tam 89 adet
çek. Senden önde hiçbir belediye başkanı çek vermedi.
Ama sen bunu başardın. Bunların içinde yandaşlarına
ödeme yapmış diyorsun. Ben de diyorum ki bu
söylediklerinin hiçbiri gerçek değil. Senin döneminde
çalışan işçilere verdiğin çeklerden, senin döneminde
geçici işçi olarak çalıştırdığın 15 işçinin çekini ben
ödedim. Kadrolu işçi olarak çalışan ve benim yandaşlarım
dediğin kişiler sadece 2 kişi, yandaş dediğin kişiler
devletin kadrolu işçisi. Yazdığın 511.733,75 TL’lik
89 adet çekinden 206.421,00 TL tutarını ben
ödedim. Ödediklerim kişileri ya da firmaları merak
ediyorsan resmi web sitemizi ziyaret edebilirsin.
Keban
Barajından Belediyeye gelen paraya sahip olmamış ve
kesilmiştir. Kamulaştırmadan belediyeye gelecek olan
200.000,00 TL kesilmiştir neden diye soruyorsun.
a. Barajdan gelen para
Danıştay’ın 19.03.2009 tarihli karar ile kesilmiştir
o tarih de Belediye Başkanı kimdi SEN. Danıştay’ın
19.03.2009 tarihli kararı sitemizde yayındadır.
İyi oku senin
yaptıklarınla ilgili halkımıza bilgiler verirken bu
konuyu anlatmadım ve sen 1 yıldan fazla bir zaman
geçince Danıştay’ın karar tarihini unuttuğumuzu sandın
ve çok büyük bir yalan söylemiş oldun. Elimizde böyle
bir mahkeme kararı varken bu yalanı söyleyebiliyorsan
demek ki senin yapmayacağın, söyleyemeyeceğin yalan
yoktur. Bundan sonra kim sana inanır. Görüyor musun
halka olup biteni anlatmanın yararlarını. SEN NEYMİŞSİN!
b. Kamulaştırmadan
gelecek olan 200.000,00 TL gelince bu paradan
yeni haberin olsa gerek. Çünkü o para karşılığında,
Karayolları o parseli 3 yıl önce kullanmaya başladı.
Bilmiyorsan öğren bir kamulaştırma işleminde işlem
sonrasında ödeme yapılır. Her şey bittikten 3 yıl sonra
değil. Senin zamanında dedin mi Karayollarına; “O parsel
benim aldın kullanıyorsun para vermeyecek misin” demedin
çünkü bilmiyordun. Kim bilir hangi işlerle meşguldün.
Ama biz geçen yıl karayollarının anlayış göstermesi ile
parayı almaya hak kazandık. O arsa üzerinde haciz vardı.
Rica ettim ödemeyi biraz geciktirin dedim. Defterdar
Beyle, Vali Beyle görüştüm. Haciz kalktı ve
karayollarının istimlâk servisine arayarak o parsel
üzerinde bulunan haczimiz kalktı ödeme yapabilirsiniz
dedim. Bu arada bir ajan bir alacaklının avukatına haber
veriyor birkaç saat içerisinde 43.000,00 TL lik
haciz konuldu. İyi dedim geriye kalanı alalım senin
sevineceğin haber geldi. Ödeme yapacak olan sayman
internetten Keban Belediyesinin senin zamanında ki vergi
borcu yüzünden paranın hepsi kesildi. Maliyeye gitti.
Ama borcumuzdan düşüldü ve kazançlıyız. Sen olsaydın
ruhun bile duymayacaktı. Belediyenin 50 bin m2 arsası
uçup gidecekti. Kim bilebilir ki bu gelişmeler olurken
sen hangi işle meşguldün.
Bir konu daha
var onu da anlatayım karayolları 3 yıldır arka yolda
çalışmaları dolayısıyla Keban şehir içi yolumuzu
kullanıyor. Göreve geldiğimde karayollarını ve yol yapan
firmayı uyardım. “Yollarımızı kullanıyorsunuz ağır
vasıtalar geçiyor, hasar çok bunun bir karşılığı olmalı
Belediyemize ne yapabilirsiniz.” Cevap vermediler. Bunun
üzerine zabıta amirimize talimat verdim. 2 görevli
personelimiz köprüden, 2 görevli personelimiz yukarı
çarşı yol ayırımından ağır vasıtaların Keban’a girişini
engelledim. Bunun üzerine Karayollarının ilgili
elemanları geldi. Ve karayolları 8. bölge müdürü ile
yaptığımız protokol gereği şehir içinde 1700 mt asfalt
yapılacak. Bunu da öğrenmiş oluyorsun.
Görevde
bulunduğun süre içerisinde. “Sanayi sitesi yaptım
teknoloji harikası otobüsler aldım ve morglu cenaze
aracı aldım” diyorsun.
1- Göreve geldiğimde
sanayi sitesinde faaliyet gösteren bir tek iş yeri dahi
yoktu. Çoğunluğunu kira sözleşmesi yaparak kiraya
vermiştin. Ama bir tek kuruş bile kira ödeyende yoktu.
Sanayi sitesi açılışı yapılır gibi yapılmış ve 3 bin TL
üzerinde Fırat Alabalık Tesislerine sanayi tesisinin
açılışı için Devlet Büyüklerine yedirilen 200 kişilik
olarak faturalandırılan yemek borcu dahi bana kaldı.
Bana o borcu ödemek düştü. Gurur duyuyorsundur. 2006 –
2007 – 2008 yılında sadece Fırat Alabalık Tesislerine
ait yemek faturaları toplamı aşağıdaki gibidir. Aşağıda
belirtilen tutarlara ait faturalar web sitemizde
yayınlanmaktadır.
FIRAT ALABALIK
TESİSLERİNDE YENİLEN YEMEK TUTARLARI
|
YIL |
HARCAMA TÜRÜ |
TOPLAM FATURA
TUTARI |
|
2006 YILI R.ÇELİK |
YEMEK |
5.965,00 TL |
|
2007 YILI R. ÇELİK |
YEMEK |
5.720,00 TL |
|
2008 YILI R. ÇELİK |
YEMEK |
10.055,20 TL |
|
2009 YILI (3
AYLIK)- R. ÇELİK |
YEMEK |
2.563,00 TL |
|
TOPLAM (R.
ÇELİK DÖNEMİNE AİT) |
24.303,20 TL |
|
2009 YILI ( 9 AY )
H. TURAN |
YEMEK |
0,00 TL |
Fırat Alabalık Tesisleri
kuruluş gününden beri kaçak su kullanmıştır ve
belediyeye tek kuruş su parası vermemiştir. Bu kadar
yüklü yemek yediğin bir tesisten su parası almayışın
biraz düşündürücü olmuyor mu R. ÇELİK. ? Ben göreve
geldikten sonra su abonesi yapılıp, kaçak su kullanması
engellendi.
2- Demek teknoloji
harikası otobüsler aldın. Dürüstlüğünden ve meslek
bilgisinden herkesin emin olduğu ve senin zamanında işe
girmiş Belediyemiz motor ustası Nihat Usta bana şöyle
anlattı. “Ben bu arabaların alınmasına karşı çıktım
almayalım dedim. Belediyemizin başına bela alacak”
dedim. Buna karşılık sen böyle şeylere karışma deyip
dediğini yapmışsın. Elbette Nihat Usta senin kadar
motordan, arabadan anlayamaz! Ama keşke onun dediğini
yapsaydın. 25 yıllık eski otobüs 50 kişi taşıyor senede
bir takım lastik eskitiyor. Senin aldım dediğin
otobüslerle aynı miktarda mazot tüketiyor, yarım
otobüsler senede 3 takım lastik eskitiyor ve bir seferde
30 kişi taşıyor. Akaryakıt tüketimi büyük otobüsle aynı.
Yol emniyeti bakımından büyük otobüse göre sıfır. (Bu
bilgileri teknik özellikleri bilenlerden sorup
öğreniyorum). Halk yarım otobüslerle yolculuk yaptığında
sağ salim ulaştıkları için dua ediyorlar.
Sahi bu 3
yarım otobüsü sen almıştın değil mi. Göreve geldiğim
günden beri aldığın otobüsler için her ay 5.500,00 TL
– 6.000,00 TL taksit ödüyorum. Halen 67.000,00 TL
borçları var. Öyle güzel bir alışveriş yapmışsın ki
6.000,00 TL ödüyoruz borcumuzdan yaklaşık
1.000,00 TL azalma oluyor. Alışveriş konusunda
harikasın.
Son olarak sen
bu piyasayı iyi biliyorsun. Bul bize 2 adet eski 0302
Mercedes otobüs verelim sana, karşılığında senin
teknoloji harikası 3 otobüsü. Bununla da gurur duy.
3- Morglu
cenaze aracı elbette güzel bir eser. Ama bugün hangi
belediyenin böyle bir aracı yok. Zaman içerisinde
ihtiyaçlar imkânlar değişiyor. 1989 yılında aldığım,
senin zamanında hor kullandığın için elden çıkartılan
ilaçlama makinesini, tüm imkânsızlıklara rağmen alınan o
yarım otobüsü (Bunu hatırladın mı zamanla ülkücülerin
gezi arabası olan otobüs), yeni itfaiye aracını. Bunları
alan yapan ben, morglu cenaze aracını mı almayacaktım.
Bana neden böyle bir araç almadın derse birisi. Birisi
de kalkıp Yusuf Ziya Paşa böylesine güzel bir Cami
yaptın da neden elektrik tesisatını döşemedin der. Onun
cevap verme şansı yok. Ben cevap vereyim. Çünkü o zaman
elektrik icat edilmemişti. O zamanda morglu cenaze aracı
vardı da ben mi almadım? Yani her ihtiyaç ve hizmeti o
günün şartlarıyla ve imkânları içerisinde
değerlendireceksin. Bu genel bir kuraldır.
Ahmet Turan
ÖZCAN’ da hep ağladı diyorsun. Burada bir gerçeği
kabullenmiş oluyorsun. Demek ki senden belediyeyi devir
alan Başkanların kaderi ağlamak oluyor gurur duyuyor
musun?
R. ÇELİK
soruyor neden sadece sana oy verenlerin çocuklarını işe
aldın. Neden meclis üyelerinin çocuklarını işe aldın.
Hizmet alımı adı altında 20 kişi aldın. Pes be Ramazan
bir cümle içerisinde bu kadar yalanı nasıl
sığdırıyorsun. Evvela 20 değil 14 kişi bunların
içerisinde senin zamanında çalışanlarda var. Diğer
adaylara oy vermiş olanlarda var. Sen yedi sülaleni
kadrolu işlere yerleştirdin yetmezmiş gibi 3 belediye
meclis üyesinin çocuğunu veya kardeşi çocuğunu kadrolu
memur yaptın. Ben ise sadece 1 meclis üyesinin
çocuğunu asgari ücretle ve hiçbir iş güvencesi olmayan
geçici bir işte çalıştırıyorum ve sözleşmeli olarak
aldığım bir kişiyi ise belediyeyi denetlemeye gelen
müfettişlerin tavsiyesi üzerine aldım çünkü alanında
profesyonel bir kişidir.
İnsanlar
bilsinler ki R. ÇELİK’ e cevap verdiğim için utanıyorum
ve neticede daha önce yazdığım gibi beni de bulunduğu
yere pisliğin içerisine çekmiş oldu.
Ayrıca bir iş
yerinde bir kurumda yalan dolan her çeşit pislik
oluşmuşken orada yeni yönetim iş başına geldiğinde
elbette ki bunlara sebep olanların huzuru bozulacak
keyifleri kaçacaktır. Senin karşında da seçim
kaybedenler oldu. Herkes neticeye demokrasi gereği razı
oldu. Ama senin ve yakın çevrenin önündeki ballı börekli
sofrası eksildi ki olanları hazmedemiyorsunuz. Bunu
kabul edin artık yağma talan dönemi bitti. Bana cevap
vermen için seni zorlayanlar senin yaptıklarını
bilmezler. Ama sen yaptıklarını çok iyi biliyorsun nasıl
cesaret ediyorsun benden hesap sormaya. Her seferinde
yeni pisliklerin çıkıyor ortaya.
R. ÇELİK 15
aydır senin yaptıklarınla ilgili Tv lerde gazetelerde,
ilan panolarında, senin dönemine ait çok çarpıcı
Belediyemizi çalışamaz duruma getirecek olan uygulamalar
ödemeler yaptığını halkımıza duyurdum. Sen bunların
hiçbirine itiraz etmiyorsun cevap vermiyorsun. Sırf
gündemde kalabilmek için son gazete yazını da yazdın.
İyi ki de yazdın. Ben sana cevap verebilmek için eski
defterlerini karıştırıp araştırmalar yapınca neler neler
karşımıza çıktı. Görüyor musun başına neler açtın.
Elazığ’da
Vakıflar Bankası Harput Şubesinde, Haziran maaşının
ödenebilmesi için yeni hesap açtık ve bir kısım personel
maaşını aldı. Hesap açtıktan 36 saat sonra belediyemizin
yine kendi personeli icra yoluyla bloke koydu ve 45
saniye yüzünden belediyemizin 3 personelimiz Haziran
maaşını alamadı ve maaş alamayan bayan personelimiz
ağlayarak bankadan ayrıldı. Gurur duyuyor musun?
Personele
yarım maaş verdiğimden söz ediyorsun. Senin kızına,
yeğenlerine ve diğer personele bugüne kadar maaşlarının
% 100 ile %70’i arasında ödeme yapıldı.
Ama sen Ali KAYA (emekli temizlik işçimiz)gibi dürüst
işçilerimize haksızlık yaptın. Çünkü sen 2003 yılı
sonunda emekli olan kendi, hakkını savunamayacak kadar
saf bir insanın cebinde ki parayı, ağzında ki lokmasını
aldın. Kızına, yeğenlerine, yandaşlarına verdin. Bende
bu haksızlıkları düzeltmeye çalışıyorum. Sen varlık
içerisinde Ali KAYA’ ya 147 Bin TL borç takarken,
ben bugün yani 13.07.2010 tarihinde Ali KAYA’ya bu
yokluk içerisinde 20.000,00 TL ödedim.
Nasıl oluyor
diyenlere diyoruz ki Belediyenin parası Belediye’nin
kasasına giriyor.
Demek benden hesap
soracaksın. Ne zaman? Ölümlü dünya bugün varız, yarın
yokuz. Geciktirme hemen başla. Amcan oğlu Yazı İşleri
Müdürümüz ve Hesap İşleri Müdürü Vekili (ondan şüphe
etmiyorum yanlış anlaşılmasın) ayrıca istediğin kadar
muhasebeci avukat getir yasaların el verdiği kadar
yardımcı olacağım. Belediyenin kayıtlarına
dokümanlarına, arşivine ne isterseniz önünüze sereceğim.
Evet, Keban
Belediyesi harikalar yarattı, göreve geldiğimin 4.
ayında santralimizin deneme üretimine başladık, hiç
yoktan elektrik santrali yaptık. Deneme üretimine
başladık ama 2009 yılı Kasım ayında gelen yağışlar
Türkiye’nin her tarafına felaketlere sebep olurken bize
de dokundu ve belli bir süre elektik üretimine ara
vermek zorunda kaldık. Su seviyesinin biraz daha
düşmesini bekliyoruz kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Bizim bu santrale yatırdığımız 100.000,00 TL
civarında her şey yerli yerinde ve o günün fiyatlarına
göre değer kazandı. Halada değerleniyor. Bu haliyle
kalsa bile istenildiği zaman yine çalıştırılacak
durumda.
Peki, bu
konuda sana soracağım bir şey var; TEK’ in karşı
çıkmasına rağmen kaçak olarak TEK’in sokak
aydınlatmalarına ek olarak Belediyenin elektrik borcunun
katlanmasına sebep olan ikinci bir aydınlatma için
Keban’ lı bir elektrikçi ile kafa kafaya verip
70.500,00TL’ ye mal olan aydınlatma sistemi
hatırladın mı? TEK’ ten gelen bir yetkili dedi ki; “Sizden
önce bizim karşı çıkmamıza rağmen gereksiz olarak
yapılan bu aydınlatma sistemi zaten çalışmıyor. Ama
şimdi çevre için özellikle çocuklar için büyük bir
tehlike olmaya başladı. Lütfen bunları söktürün”. Ve
bizde bu konuşma üzerine yaptıklarını 1–2 günde söktürüp
atmak zorunda kaldık. Cumhuriyet Meydanındakiler hariç.
Gitti mi belediyenin 70.500,00 TL’si. Bu durumda
benden elektrik santralinin hesabını soruyorsun, öylemi
yoksa eserlerimizi söküp atıyorsun dediğin eser bumu?
Hala
Belediyeyi devir ettiğimde borç 2.900.000,00 TL
idi diyorsun. Bende müfettişin 2009 yılı temmuz ayında
düzenlediği teftiş raporunda borcumuzun 5.500,369,19
milyon TL olduğunu yazıyor diyorum. Evet, sen yalan
söyleyecek kişi değilsin ama müfettiş niye böyle yazdı
hayret okuma yazması mı yoktu, matematiği mi zayıftı!
Şikâyet edildiğim doğru
hem de aynı konularda defalarca yüreksiz kişiler
tarafından sahte isimlerle gönderilen şikâyet
konularının hepsi işleme konuldu.
a. Kendi maaşımı
tam alıp personele yarım maaş vermem doğrudur. Senin
verdiğin karşılıksız çeklerin yaklaşık 400.000,00 TL
personele verdiğin çekler demek ki personelin alacağı
vardı yoksa hatır için mi verdin. Peki, personele bu
kadar borcun varda. SENİN BELEDİYEDEN ALACAĞIN VAR MI?
YOK TABİKİ. Harcırah usül sınırlarını aşarak görev
yolluk ücreti almışsın bunlar;
|
YIL |
MESAİ GÜNÜ |
SEYAHAT ETTİĞİN
GÜN |
TUTARI |
|
2006 R.ÇELİK |
250 GÜN |
256 GÜN |
9.191,00 TL |
|
2007 R. ÇELİK |
252 GÜN |
205 GÜN |
14.469,00 TL |
|
2008 R. ÇELİK |
250 GÜN |
129 GÜN |
9.400,00 TL |
|
2009 HADİ TURAN |
254 GÜN |
35 GÜN |
2.500,00 TL |
Bir yılda ki mesai gün
sayısı, senin aldığın harcırah gününe yetmemiş. O kadar
şehir dışına çıkıyorsun ve yatak parası alıyorsun hiçbir
tane muhasebe kaydında Otel faturası yok fakat almışsın
yatak parasını. Her gün bir fiil Elazığ-Malatya yolunu
su yolu etmişsin. Yazı İşleri Müdürümüze “Malatya’da bir
şubemiz mi var iş yerimiz mi var” diye sorduğumda;
“Ramazan ÇELİK gezmeyi severdi.”dedi. Harcırah
almışsın. Harcırah hakkın ama usulüne göre al. Encümen
toplantısı oluyor saat 10:00’ da imza atıyorsun fakat
nedense, harcırah aldığın gün harcırah pusulasında sabah
08:00 de Keban’dan ayrıldığını beyan ediyorsun. Asıl en
ilginç olan şey ne biliyor musun? Aynı tarihte hem
Keban-Elazığ-Malatya arasında harcırah alıyorsun hem de
aynı tarihte Ankara’dasın ve Keban-Ankara için yolluk
parası alıyorsun bu nasıl olur. Seninde ABD devlet
başkanı gibi dublörün mü var Sayın Ramazan ÇELİK. Çok
büyük insansın. Sendeki de ne yüz ama.
b. Devlet
memurlarını görevlerinin dışında çalıştırmak, kızın ve
diğer bayanlar hariç Belediye hizmetlerinde çalıştırdım.
İyide oldu. Hiç değilse emeklerinin karşılığı olan
parayı hak ettiler. Hem de iş yapıldı.
c. İş bitirme
belgeleri yasalara uygun değil deniyor bu konuda
suçlanan Keban ve Ağın Adliyeleri suçlanıyor. Yapılan
işlemler ve belgeler yasalara uygundur. Hiçbir hata
yoktur.
Demek istiyorsun ki Adnan
YÜKSEL tek başına girdiği bu ihaleyi niye alamadı. İhale
günü 30.04.2009 tarihinde görevli olarak il dışındaydım
döndüğümde ihale yapılmıştı ve onay için bana geldi ve
onaylamadım. Çünkü bu işler Belediyemiz için bir ilkti
ve ihaleye bir kişi katılmıştı. Belediyemiz 10.06.2009
tarihinde yeni hizmet alımı ihalesi yapılmış. Yapılan
yeni ihaleye 3 kişi girdi ve en düşük fiyat verene iş
ihale edildi yüklenici ile 16.06.2009 tarihinde sözleşme
imzalanmıştır. 23.06.2009 tarihinde yüklenici işe
başlamıştır. İptal edilen ihalede kişi başına 902,00
TL teklif verilmiş, yapılan yeni ihalede kişi başına
895,00 TL teklif verilmişti. 2. ihaleye 1.
ihaleye iştirak eden şahıs gelmedi ve 2. ihalede işi
alan şahıs 1. ihalede verilen fiyatın altında bir fiyat
verdi. Ayrıca Keban adliyesine KDV hariç 975,00 TL
(bir kişi ücreti) yaparken Belediyemize KDV hariç
895,00 TL ye yapmaktadır. Yapılan ihale neticesinde
kamunun yararı gözetilmiştir, kamu zarara
uğratılmamıştır.
Adnan YÜKSEL’ e gereksiz
yere para kazandırdığın şu Belediye Hizmet Binası
Projesi işinden bahsedeyim. Aynı işi Belediyede yüksek
bir ücretle çalışan kız kardeşinin yapması gerekirken
Belediye çiftliğinden birazda Adnan YÜKSEL nasiplensin
diye ona yaptırdın. Niçin yaptırdın o projeyi hiç
değilse parasını verseydin. Ama hayır maksat Belediyeyi
felç etmek. Bunda da adım adım başarıya gidiyorsun.
12.000,00 TL proje parasını vermiyorsun. Ama belki 3
belki 4 milyon TL’ ye mal olacak Belediye hizmet binası
yaptıracaksın. 12 Bin TL’yi çöpe atmışsın bir hiç
uğruna.
Beldes projesi kapsamında
Keban’ın sokaklarını parke taşı yaptırdım diyorsun parke
taşı yaptırdığın firmaya da 33.000,00 TL çek
yazıyorsun ve şu an o borç icralık belki de 60 bin TL
oldu.
Konya’dan çöp konteynırı
aldığın başka bir firma yine 10.000,00 TL
borçlanıyorsun ve bana bırakıyorsun bu borçları.
Daha anlatacak, söylenecek
çok şeyler var. Sen yazdıkça biz cevap vereceğiz
yaptığın başarılı borçlanmayı halk daha iyi görsün
Ramazan ÇELİK.
Senin zamanında ki aracı
makam aracımı zannettin sarı özel plaka alıyorsun ve
belediyeyi 2.500,00 TL zarara uğratıyorsun. Bu
parayı da ben ödedim. Belediyemizde bir tek hizmet aracı
vardır. Makam aracı dediğin araç bütün servislerin
hizmetindedir. 2009 Temmuz ayı içersisinde bana
bıraktığın borçlar neticesinde bankamızda bulunan
paramız Ankara 10. İcra Dairesi tarafından 33.000.00
TL alındı. Bir bankacı kardeşimiz olmayacak bir
başarı göstererek parayı geri aldı. Daha önceden de
belirttiğim, senin yaptığın gibi İstanbul’da bu aracı
alabilmek için kapı kapı para dilenmedim. Aldığınız o
arabanın parası belediye bütçesinden ödenmiştir ve
belgeleri bizde mevcuttur.
Gazete yazın
dolayısıyla büyük hata yaptın. Şimdi sana düşen tek şey
“Bu yazıyı yanlışlıkla imzaladım tüm okuyanlardan ve tüm
Keban halkından özür diliyorum.” Demek olacaktır.
Bu vesileyle
tüm halkımıza saygı ve selamlarımı gönderiyorum.
Hadi TURAN
Keban Belediye Başkanı
Not:
*Beyan ettiğim rakamlar
ve konular ile ilgili faturaları Belediyemize başvurup
alabilirsiniz ve ayrıntılı olarak
www.keban.bel.tr resmi internet sitemizden
ulaşabilirsiniz.
*2009 yılı tüm
evraklarımız Sayıştay denetiminde olduğundan dolayı
sitemizde yayınlayamıyoruz. Denetim bittikten sonra
yayınlayacaktır. 2006-2007-2008 yıllarında ki beyan
ettiğimiz diğer işlemlere ait faturalar sitemizde
mevcuttur.
YAYINLANMA TARİHİ : 13.07.2010 |